| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HERŞEY BİZDE

Yazılar arşiv 02.2008 Other entries in 2008-02 resimler , videolar

Volkan'a büyük ceza geliyor!

49789
Derbinin son dakikasında Lincoln’e saldıran kaleci Volkan Demirel, hem kendini hem takımını yaktı. Büyük ceza geliyor.

GALATASARAY maçının son dakikasında Lincoln’e vuran ve saldıran kaleci Volkan Demirel’in 4 maç ceza alacağı öğrenildi.

Skor 2-1 olduktan sonra kalesine gelen ve kendisini tahrik eden Lincoln’ün üzerine yürüyen ve dizi ile vuran, daha sonra da sahadan çıkmamakta direnen kaleci Volkan, dün Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na gönderildi.

Hakem Cüneyt Çakır’ın raporu doğrultusunda tecrübeli file bekçisinin 4 maç ile cezalandırılacağı bildirildi. Volkan’dan bugün savunma istenecek, cezası ise önümüzdeki hafta Perşembe günü belli olacak.

Üç gün içinde savunma göndermesi gereken Volkan, bu hafta forma giyemeyecek. Bu arada çift sarı kart sonucu oyundan atılan Diego Lugano, Gökhan Gönül ve Lincoln ise Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edilmedi.

Galatasaray'da üç eksik

57285
Galatasaray'da derbi hazırlıkları sürüyor. Kadroda üç eksik var. Feldkamp'a Beşiktaş soruldu... O da...

Galatasaray Teknik Direktörü Karl Heinz Feldkamp, sezonun ilk yarısında yendikleri Beşiktaş'ı, 2 Mart Pazar günüde yenmek istediklerini söyledi. Feldkamp, bugün yapılan antrenman sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Beşiktaş'ı nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki bir soruyu, "Bukonuda herhangi bir düşüncem yok" diye yanıtlayan Alman teknik adam,etkili forvet oyuncularına karşı önlem alıp almayacağının sorulması üzerine de şunları kaydetti:"Ben onu size söylersem kendime yardımcı olmamış olurum. Beşiktaş'ın bizimle birlikte yukarıda olmasının sebebi, iyi bir takıma sahip olmasından dolayıdır. Bu da normal. Kendi stadımızda yendik, aynışekilde orada yenmek istiyoruz.

"3 EKSİĞİMİZ VAR"


Feldkamp, Lincoln, Ayhan ve Serkan'ın, Beşiktaş maçında oynamayacağını açıkladı. Futbolcularının zorlu bir karşılaşmanın ardından kazanılan galibiyet nedeniyle moralli olduğunu dile getiren Karl Heinz Feldkamp, şu ifadeleri kullandı:"Lincoln, Ayhan ve Serkan gibi oyuncularımız maçta oynamayacak. Onlarında eksikliğini hissedeceğiz. O oyuncuların yerine oynayacakoyuncularımız zaten daha önce de oynamıştı. O oyuncular arasından yarınya da maç günü son kararımı vereceğim. Lincoln'un pozisyonunda ilk aklagelen Ayhan ama, o grip olduğu için oynamayacak. Tecrübesinden dolayıilk önce onu düşündüm ama maalesef onu kullanamayacağım.

"YARIM BİR AVRUPA TURU YAPTIK"

Karl Heinz Feldkamp, Galatasaray'ın kondisyon sıkıntısı yaşadığınınbelirtilmesi üzerine, kendilerinin adeta yarım bir Avrupa turu yaptıktansonra Bayer 04 Leverkusen maçına çıktığını, bunun da göz önündebulundurulması gerektiğini kaydetti.Maçtan sonra da bu yönde bir soru geldiğini belirtilen Feldkamp, şöylekonuştu:"Bazen böyle sorular sormadan önce iki takımın da son durumlarınıgözden geçirmek gerekir. Fenerbahçe, Rize'de oynadı, ondan sonra dadinlenme ihtiyacını giderebildi. Biz neredeyse yarım Avrupa'yı dolaşıp omaça çıktık, bunu da göz önünde bulundurmak lazım."-

"ŞAMPİYONLUK İÇİN BİR ŞEY SÖYLENMEZ"

Feldkamp, Beşiktaş maçı sonrasında şampiyonluk için bir şeysöylenemeyeceğini vurguladı."Beşiktaş maçının sonucu şampiyonluğu nasıl etkiler" sorusu yöneltilenAlman teknik adam, "Hayır, maçtan sonra da şampiyonluk için bir şeysöylenmez. Bir takım şu anda 5-6 puan önde olsaydı, bu maçtan sonraşampiyonluk için bir şey söylenebilirdi ama şu an öyle bir şey sözkonusu değil. Bu, zaten son haftada göreceğimiz, belli olacak bir şey.Ben öyle de bir hoca değilim, bu konuları düşünmüyorum" diye konuştu.Fortis Türkiye Kupası'nda mutlaka final oynamak istediklerini anlatanFeldkamp, "Final oynadığımız taktirde, hafta içinde maç yaptıktansonra, hafta sonunda ligde Gençlerbirliği OFTAŞ Spor maçını oynamakzorunda kalacağım. Bu da biraz işimizi zorlaştırmış oluyor" dedi.Beşiktaş derbisi öncesi, siyah-beyazlı takımın da önemli oyuncularınınsakat olması konusunda yöneltilen bir soru üzerine Feldkamp, "Bu konudabir düşüncem yok. Ertuğrul Sağlam'ın da benim gibi, onların yerineoynatabileceği yeterince futbolcusu var. Bunu hiç düşünmüyorum"değerlendirmesini yaptı.-

"İNŞALLAH SERVET'TE BİR SÜRPRİZ YAŞAMAM"

Feldkamp, Servet'in koşarken ağrılarının bulunduğunun belirtmesi üzerinede "İnşallah o sürprizi yaşamam" dedi.Beşiktaş derbisinde kalede Aykut'un yerine Orkun'a şans veripvermeyeceği sorulan Feldkamp, şöyle konuştu:"Uzun süredir beraberiz. Maç öncesinde herhangi bir oyuncunun kadrodaolup olmadığını daha önce hiç açıklamadım. Farz edelim ki 'Ahmet, Mehmetoynuyor' dedim. Ertesi gün de sakatlık oldu, ötekinin de 'Zatenoynamayacağım' diye morali düşük. Ondan sonra ben onu nasıl oynatayım?Tabii ki aklımda 12-13 kişi kesinlikle sakatlanmayacak olsa, kadroyusöyleyebilirdim. Ama öyle bir şeyin garantisi yok."Alman çalıştırıcı, kaleci Aykut'un Fenerbahçe maçındaki performansınıdeğerlendirirken de "Çok baskı da yoktu aslında. Gökhan'ın girdiğipozisyonda, çok zor bir şut olmamasına rağmen bunu da tutmasını başardı.Bizim şu an yukarıda bulunmamız, Orkun'un kötü, Aykut'un iyi olmasındandeğil. Aykut'un performansından dolayı biraz daha nefes alma zamanımızoldu" ifadelerini kullandı.

Haber Kaynağı:

KARA HAREKATI BİTTİ

images

Genelkurmay başkanlığı açıklama yaptı.

TSK açıklama yaptı. Kara harekatının bittiğini söyledi.

Açıklama şöyle:

Türk Silahlı Kuvvetleri, hava koşulları ve aydınlık durumu gibi etkenler dikkate alınarak en uygun zaman olarak seçilen 21 Şubat 2008 saat 19:00’dan itibaren, Irak’ın kuzeyinde PKK/KONGRA-GEL Terör örgütüne karşı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı birliklerinin katıldığı hava destekli bir sınır ötesi kara harekatı başlatmıştır.

Harekatın hava şartları açısından elverişsiz bir mevsimde icra edilmesi, baskın sağlamak ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin her koşulda görev yapabilme yeteneklerinden faydalanmak için özellikle tercih edilmiştir. Ayrıca arazideki derin kar sayesinde, teröristlerin patlayıcı kullanma imkanları ellerinden alınmış ve patlayıcılardan kaynaklanan hiç bir zayiatımız olmamıştır.

Harekatın maksadı, bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek ve örgütün fiziksel altyapısını tahrip etmek olarak belirlenmiştir. Coğrafi olarak örgütün kalpgahı durumunda olan Zap bölgesi hedef alınmıştır.

Harekâtın sevk ve idaresi 2’nci Ordu Komutanlığınca Şırnak’tan; icrası Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığınca Çukurca’dan yapılmıştır.

Harekâtın hava desteği 2’nci Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından, kara havacılık ve topçu desteği ise Kara Kuvvetleri Komutanlığının sınıra yakın üslerinden sağlanmıştır. Derinlikte belirlenen terörist mevzileri ve barınma yerleri hava kuvvetleri ve kara ateş destek vasıtaları ile ateş altına alınmıştır.

Birliklerimiz sınır ötesi dağlık bir bölgede, derin kar ve şiddetli soğuklarda harekatı başarıyla uygulamışlardır. Görev alan birlikler tamamen komando eğitimli yaya ve uçarbirlikler olup, harekatta tank, zırhlı ve tekerlekli araçlar kullanılmamıştır.

Bölgede hava sıcaklığı gündüzleri 0 ila 5 derece, geceleri 0 ila –15 derece arasında değişmiştir. Kar kalınlığı vadilerde 0- 45 cm, yüksek kesimlerde ise 1- 1,5 metre arasındadır. 25 ve 26 Şubat 2008 tarihlerinde bölgede yoğun sis ve tipi meydana gelmiştir.

Sınır ötesi harekatta sadece PKK terör örgütü hedef alınmış; sivil halk ve yerel unsurlar harekattan olumsuz etkilenmemişlerdir.

Kara Kuvvetleri, Jandarma ve Hava Kuvvetleri unsurları arasındaki mükemmel koordinasyon, müşterek harekata örnek oluşturacak düzeyde bir sınır ötesi harekat uygulanmasını mümkün kılmıştır.

Harekat süresince bölgedeki 60 hedef grubuna (272 hedef) hava taarruzu icra edilmiş; ayrıca Kara Kuvvetleri ateş destek vasıtaları tarafından 517 adet muhtelif hedef ateş altına alınmıştır.

Harekatın başından itibaren, manevra birlikleri ve uçaklar tarafından 126 mağara, 290 barınak ve sığınak, 12 komuta merkezi, 11 muhabere tesisi, 6 eğitim tesisi, 23 lojistik tesis, 18 ulaştırma tesisi, 40 hafif silah mevzii ve 59 uçaksavar mevzii kısmen ya da tamamen tahrip edilmiştir.

Dün ele geçirilen 3 teröristle birlikte, sınır ötesi harekatta etkisiz hale getirilen terörist sayısı 240’a ulaşmıştır.

Harekatta 24’ü asker ve 3’ü Geçici Köy Korucusu olmak üzere, 27 güvenlik görevlisi şehit olmuştur.

Harekattan önce bölgede bulunduğu değerlendirilen yaklaşık 300 teröristin büyük çoğunluğu etkisiz hale getirilmiş; geri kalanların bir kısmı ise bölgeyi terk ettiklerinden temas kesilmiştir. Ayrıca, bölgedeki barınma olanakları, haberleşme imkanları, uçaksavar savunması ve yaşam malzemeleri büyük oranda tahrip edilmiştir. Böylece harekatın başlangıçtaki hedeflerine ulaştığı değerlendirilmiş; birliklerimiz arazi arama ve taramaları yaparak, 29 Şubat 2008 sabahı itibarıyla yurt içindeki üs bölgelerine dönmüşlerdir.

Şüphesiz, bir bölgede icra edilen operasyonla terör örgütünün tamamen etkisiz hale getirilmesi söz konusu değildir. Ancak, Irak’ın kuzeyinin teröristler için emniyetli bir bölge olmadığı örgüte gösterilmiştir.

İcra edilen harekatın, bölgenin teröristler tarafından kalıcı ve güvenli bir üs bölgesi olarak kullanılmasını önleyerek, uzun vadede Irak’ın istikrar ve iç barışına da katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Harekatın başlangıç ve bitiş zamanı tamamen askeri gerekçe ve ihtiyaçlara göre tarafımızdan belirlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu kararına içeriden ya da dışarıdan her hangi bir etki söz konusu değildir. Kaldı ki, bu konuda bazı haberlerin çıktığı gün, harekata katılan birliklerin bir kısmı başlangıçtaki planlama gereği sınırlarımız içine çekilmiş durumdaydı.

Irak’ın kuzeyi terör örgütünün faaliyetleri açısından bundan sonra da yakından izlenecek ve bu bölgeden Türkiye’ye tehdit yöneltilmesine müsaade edilmeyecektir. Terörle mücadele yurt içi ve yurt dışında kararlılıkla yürütülmeye devam edecektir.

Hangi sebeple olursa olsun; terör örgütüne katılmış olanların, kan dökerek hiç bir sonuca ulaşamayacaklarını anlayarak, devletin şefkat ve adaletine sığınmaları beklenmektedir.

Bölgeden alınacak ayrıntılı raporların değerlendirilmesi sonucu, kamuoyu en kısa zamanda ayrıca bilgilendirilecektir.

         Saygı ile duyurulur.

HAREKAT DURDU MU?

images
Amerika bastırdı... Harekat bitirildi... Flaş iddia bu yönde. Günün sıcak gelişmesi, sınır ötesinde yaşanıyor. İşte ayrıntılar...
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 8 gün önce başlattığı sınır ötesi kara harekatının dün geceden itibaren sona erdiği iddia edildi. İddia Kuzey Irak'tan geldi...

Peşmerge sözcüsü Cabbar Ali Yaver, Zap'daki harekatın durduğunu öne sürdü. Bu iddia gündeme bomba gibi düşerken, yeni bir açıklama daha yaptı. Yaver, "Operasyon Zap dışında diğer bölgelerde sürüyor. Hakurt, Rekan ve Nerve'de sürüyor" dedi.

TAM ÇEKİLME DEĞİL

Irak'daki ABD''li bir askeri yetkili ise "Az sayıda asker çekiliyor. Tam çekilme demek için erken" açıklamasını yaptı.

Iraklı Kürt Güvenlik Sözcüsü de "Türk birlikleri Kuzey Irak'tan çekilmeye başladı" iddiasında bulundu.

KDP sözcüsü Dizai'den gelen bilgi ise farklı yönde... Dizai,  "Bize türk askerinin çekildiğine dair bir bilgi gelmedi" dedi.

REUTERS ise gelişmeleri; "Türk askeri kaynaklarına göre tam çekilme yok... TSK Bazı birliklerin döndüğünü açıkladı" diye duyurdu.

SESSİZ GEÇEN GECE

Bölgedeki muhabirler ise dün geceden beri çatışma bölgesinde olağan dışı bir sessizlik olduğunu bildiriyorlar... NTV'nin iddiasına göre kara harekatı dün gece bitirildi. Bölgedeki birlikler çekilmeye başladı ve çekilmenin bir-iki güne yayılacağı öne sürüldü.

Operasyon bölgesine Türkiye'den boş araçların geldiğini, dönüşte ise harekata katılan askerleri taşıdığı bildirildi.

Ayrıntılar geliyor...

Fenerbahçe'den ültimatom

57283 Fenerbahçe'den çor sert açıklama. Cüneyt Çakır istenmeyen hakem ilan edildi. Eleştiriler MHK'ya da yöneltildi.

Fenerbahçe hakem Cüyent Çakır'ın hakemliğinin elinden alınması için MHK'ya çağrıda bulundu. Sistemin çürümüş öğeleri ayıklanmalı başlıklı bildiride Oğuz Sarvan ve yeni Federasyon da eleştirilerden nasibini aldı.

Yönetim ayrıca MHK Başknı Sarvan'a da çürümüş öğeleri kurumundan ayıklaması çağrısından bulundu. Resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamaya MHK, nasıl cevap verecek?

HAKEM SKANDALI

Çarşamba günü oynanan Fortis Türkiye Kupası Çeyrek Final Rövanş Maçı'nda kamuoyunun üzerinde anlaştığı üzere "bir hakem skandalı" yaşanmıştır. Bu skandalın mağdur olan tarafı bugün Fenerbahçe Spor Kulübü'dür. Yarın kimin mağdur olacağını ise tarih bize gösterecektir.

O İKİ MAÇTA NELER OLDU?

Dünkü maçın hakemi bundan önce Ordu-Eskişehir daha sonra V.Manisaspor-Sakaryaspor takımları arasında oynanan ve hem bu takımların hem ligin kaderine tesir eden, izleri bu gün dahi kamuoyundan silinmemiş müsabakaları yönetmiştir.

ÇAKIR GÖNDERİLSİN

Bu denli skandallara imza atan bir hakemin önceki federasyon tarafından FIFA listesinde tutulmuş olmasının sebebi mutlaka araştırılmalıdır. Sayın Cüneyt Çakır odağında yapılan güncel tartışmanın ötesine geçilmeli isimleri herkesçe tartışmalı hakemler ile artık yollar ayrılmalıdır.

MHK HESAP VERMELİ

MHK'nın bu maça ilişkin atama kararı, yaşanan hakem skandalı kadar önemlidir. Bu kararın hesabı mutlaka sorulmalı, yapılan hatalar en aza indirilmelidir. Bunun için vakit kaybına tahammül kalmamıştır. Yapılması gerekenler derhal hayata geçirilmelidir.

SORUMLU SARVAN

Sayın Oğuz Sarvan başkanlığındaki MHK son derece riskli ve hatalı bir atama kararı almıştır. Bu hatanın sonuçlarının sorumluluğunu Sayın Oğuz Sarvan ve kurul üyeleri kabullenmek zorundadır. Susarak konunun kamuoyunda unutulmasını beklemek gelecek günlerde kendilerine olan olumlu bakışın kaybolmasına sebep olacaktır. Beklentimiz Sayın Sarvan'ın bu sorumluluğuna uygun açıklamayı ve gereğini yapmasıdır.

FEDERASYONA ÇAĞRI

Yeni federasyon yönetimi de eskinin muhasebesini bir an önce yapmalı, futbolun marka değerini düşüren, futbola güveni azaltan kısaca futbolu kirleten kişi ve kuruluşları bir önce futbol ailesinden ayıklamalı ve bunlar ile ilgili gereğini yapmalıdır.

Sami Yen'de gecenin yanlışı

57311
Cüneyt Çakır'ın fiyasko gecesiydi. İki kırmızı kartı ele aldık. Birinde doğruydu ama diğeri tam bir faciaydı.
İNTERNETHABER
Haber: Oktay Sağlam

Uzun yıllar böyle derbi görmemiştik. Ali Sami Yen'deki kupa maçında tam 15 sarı 4 kırmızı kart çıktı.
0_20080228112401
Hakem Cüneyt Çakır maçın kontrolünü kaybetti. Maçın ağırlığı altında ezildi. Skora göre kararlar aldı. Tribünlerin baskısına boyun eğdi. Sanırız bu maçın gölgesi Çakır'ın peşinde uzun yıllar takip edecek.. Gecenin yanlışını Gökhan Gönül'de yaptı.
1(1)


 
İki kırmızı kartı mercek altına aldık.
Lugona ve Gökhan Gönül'ün atılması olayına.
Biri doğru diğeri yanlıştı. Hele hele Gökhan Gönül'ü atması tam bir fiyaskoydu. Lugona kararı ne kadar doğruysa Gökhan Gönül'ın atılması o kadar yanlıştı.
1(1)
Lugano'ya gösterdiği ilk sarı kart doğruydu.
Gole giden oyuncuya fiziki müdahalede bulundu..
İkinci sarı kart ta doğruydu. Sportmenliğe aykırı bir durum söz konusuydu.


3(1)
Sürekli itiraz ve sinirlerine hakim olamama Lugano'da bir türlü tedavi edilemeyen hastalığa dönüştü.
Tam 5 dakika sahada kaldı.
Çıkmak bilmedi.
Öfkesini yatıştırmak Zico'ya kaldı. Onu sakinleştirmek isteyen sadece hocası değildi Lincoln de iş başındaydı ama nafile
.
5_20080228113916
Gelelim Çakır'ın bitişini ilan eden karara.
Yani gecenin yanlışına. Hakem top toplayıcının oyununa geldi.
Yerdeki topu alıp taç atışına yönelen Gökhan için saha kenarındaki çocuk sahaya ikinci bir top attı. Elindeki topu tam kullanacakken hakemin sarı kartıyla şoke oldu.

Görevlinin işgüzarlığı maçı çağrından çıkaran hakemi yanlış bir karara itti. Tribünlerin baskısı altına giren hakem de bunu zaman kaybetme olarak gördü. Ucuz sarı kart kırmızıya dönüştü. Attığı güzel gol ve süper çalımlarıyla sarı kırmızılılaır bile büyüleyen Gökhan'ın bu şekilde oyundan atılması gecenin yanlışı ve trajedisi oldu.

Büyükanıt'tan ABD'ye yanıt!

55390
Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, Ankara'daki ABD Savunma Bakanı Robert Gates ile yaptığı görüşme ile ilgili konuştu.

Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt,TSK'nın Kuzey Irak'a yaptığı kara harekatına ilişkin olarak, 'Kısa süre izafi bir kavramdır. Bazen bir gün bazen bir sene olabilir' dedi.

Orgeneral Büyükanıt, ABD Savunma Bakanı Robert Gates ile yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere bilgi verdi. Büyükanıt, 'Kısa süre izafi bir kavram, bazen bir gün, bazen bir senedir. Biz 24 senedir terörle mücadele ediyoruz. Onun için bizim terörle mücadelemiz devam edecek. ABD de terörle mücadele ediyor. Afganistan'da kaç yıldan beri. Aynısını kendisine anlattım, anlayışla karşıladılar.''

ABD'li Bakan Gates, dün Türkiye'ye gelmeden önce yaptığı açıklamada, "Türklerin bu operasyonu mümkün olduğunca kısa sürede yapması ve sonra ayrılması çok önemli. Irak'ın egemenliğine önem vermeliler" demişti.

Operasyonun süratle bitirilmesini isteyen Bakan Gates, "süratle"den kastının "aylar" değil, "bir ya da iki hafta" olduğunu ifade etmişti.

Viagra kısırlığa yol açıyor

21638
Cinsel iktidar hapı Viagra, erkeklerin sperm kalitesini bozuyor.
Cinsel iktidar hapı Viagra, erkeklerin sperm kalitesini bozuyor.

İngiliz uzmanlar, cinsel iktidar hapı olarak bilinen Viagra’nın erkeklerde kısırlığa neden olabileceğini söyledi. Viagra’nın erkeklerin sperm kalitesini bozduğunu anlatan Jinekolog David Glenn, “Bu durum kadın yumurtasının sağlıklı döllenme özelliğini yok edebilir” dedi. Glenn, “Özellikle tüp bebek yöntemini deneyen çiftlere tavsiye edilen Viagra hapları hamileliği imkansız hale getirebilir” diye konuştu. İngiliz jinekolog, ilacın sperm hücrelerindeki ‘akrosom’ adlı kimyasala zarar verdiğini dile getirdi.

PKK'ya darbe üzerine darbe

49876
Terör örgütünün sözde bölge sorumlusu Selman Bozkurt sınırdışı edildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyinde yürüttüğü operasyonlarla büyük darbe yiyen terör örgütü PKK'ya bir darbe de İngiltere'den geldi. Örgütün Avrupa'daki finans faaliyetlerini yürüten sözde İngiltere sorumlusu Selman Bozkur, bu ülkeden sınır dışı edildi.

Terör örgütü PKK'yı tüm isimleriyle yasaklayan ve örgütün mal varlıklarının dondurulması yolunda karar alan İngiltere, somut bir adım atarak örgütün sözde sorumlusu ''Dr. Hüseyin'' kod adlı Selman Bozkur'u gözaltına aldı.

İngiliz Güvenlik Servisi MI-5 tarafından yakalanan Selman Bozkur daha sonra sınır dışı edildi. Terör örgütünün Avrupa'daki finans faaliyetlerinden de sorumlu olan Selman Bozkur'un mal varlığına İngiltere Hazine Bakanlığı tarafından el konulması kararı alındı.

Terör örgütünün sözde İngiltere sorumlusu ''Dr. Hüseyin'' kod adlı Selman Bozkur'un, sınır dışı edilmesinin ardından 2003 yılında oturma müsaadesi aldığı Fransa'ya geçtiği sanılıyor.

Avrupa Birliği ülkelerine terörizmle mücadelede ''birlik olunması ve terör örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması ile ilgili Birleşmiş Milletlerin 1373 sayılı kararının uygulanması'' yönünde çağrıda bulunan İngiltere, PKK'yı ve örgütün kullandığı diğer isimler olan KADEK, KONGRA-GEL ve TAK'ı, 14 Ağustos 2006 tarihinde yasaklamıştı. İngiltere Maliye Bakanlığı 25 Ağustos 2006 tarihinde terör örgütü PKK'nın mal varlığının dondurulması kararını almıştı.

İngiltere'nin sınır dışı kararını değerlendiren güvenlik yetkilileri, terör örgütünün insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti başta olmak üzere bu ülkede gerçekleştirdiği sahtecilik ve kara para aklama yöntemlerinin İngiltere'yi çok rahatsız ettiğini hatırlattılar. Bozkur'un ''örgütün kasası'' olduğunu kaydeden yetkililer, terör örgütünün finansal açıdan sarsılacağını kaydettiler.
Haber Kaynağı:

Stephen King'in "Sis" film oldu.

57166
Frank Darabont'dan, korku ve gerilim yüklü Stephen King uyarlaması.

Stephen King hayranlarının uzun zamandır beklediği sinema uyarlaması “Öldüren Sis – The Mist” 29 Şubat’ta vizyona girecek.

Altın Kitaplar’ın “Sis” (Skeleton Crew) adıyla yayımladığı kitap Stephen King’in kısa öykülerinden oluşuyor. “Esaretin Bedeli - Shawshank Redemption” ve “Yeşil Yol - Green Mile”ın yönetmeni Frank Darabont, korku ve gerilim yüklü yeni bir Stephen King uyarlaması "Öldüren Sis - The Mist" ile bir kez daha sinema izleyicisinin karşısında çıkıyor.

Kitabın ilk öyküsü olan “Sis”, uygarlığın ince kabuğu çözülüp, maskeler birer birer düşerken, gerçekten korkulması gereken tek varlığın aslında insanoğlunun ta kendisi olduğunu anlatıyor.

 



“Stephen King sevenlerin ‘Öldüren Sis-The Mist’i izlemek için harcayacakları iki saatin sonunda kendilerini gerilim yüklü çılgınca bir yolculuğa çıkmış gibi hissetmelerini ve bu filmde beklediklerinden daha fazlasını bulmalarını umuyorum,” diyor Darabont. “Ayrıca filmimin izleyicileri iliklerine kadar titretmesini istiyorum. Belirtmeliyim ki, ‘Öldüren Sis-The Mist’ herşeyden önce katıksız bir korku filmidir. Süslü püslü tanımlamalarla akıl karıştıracak halim yok. Herşeyden önce amacım bir korku filmi yapmaktı. Toplumsal kuralların yok olduğu bir ortamda mantığın yerini batıl inanışlar, düşüncenin yerini panik duygusu alır. ‘Öldüren Sis’te daha önceki filmlerimde anlattığım ‘Bay İyi Adam’ yok. Senaryoda insanoğlunun daha karanlık yüzü var.

Senaryodaki uğursuz ve tekinsiz tonlamalar meslekdaşlarımı da şaşırttı. Bugüne kadar beni genel iyimserliğim ve hümanist duygularımla tanıyorlardı. Bu filmle insanlara onlar hakkında aslında neler düşündüğümü söyleme fırsatını buldum. Sinema ve Stephen King sevenlerin ‘Öldüren Sis-The Mist’i izlemek için harcayacakları iki saatin sonunda kendilerini gerilim yüklü çılgınca bir yolculuğa çıkmış gibi hissetmelerini ve bu filmde beklediklerinden daha fazlasını bulmalarını umuyorum. Ayrıca filmimin izleyicileri iliklerine kadar titretmesini istiyorum.

Filmin sonunun nasıl olacağını Stephen King ile de tartıştığını söyleyen Frank Darabont, “Kendisine önerdiğim son ile ilgili düşüncesini açıkladığı bir e-mail gönderdi. Eğer benim önerdiğim final gibi bir son aklına gelmiş olsaydı kitabı yazarken kesinlikle bunu kullanacağını söyledi. Böylece Stephen King’in onayını almış oldum. İzleyiciler filmdeki sonu beğenmeyip beni eleştirebilir ama bu konuda Stephen King’in de benimle aynı fikirde olduğu, kendisinin onayını aldığım unutulmasın.”

William Shakespeare’den sonra yapıtları en çok beyazperdeye taşınan yazar, korku ve gerilim ustası Stephen King’in yarattığı bu efsanevi terör öyküsünde uygarlığın ince kabuğu çözülüp maskeler birer birer düşerken gerçekten korkulması gereken tek varlığın aslında insanoğlunun ta kendisi olduğu anlatılıyor. Stephen King’in yapıtından uyarlanan “Esaretin Bedeli - The Shawshank Redemption”un Oscar adayı senaryo yazarı ve yönetmeni Frank Darabont, efsanevi korku romanları yazarının bir başka yapıtı “Öldüren Sis-The Mist” ile yeniden karşımıza çıkıyor.

Filmin konusu
Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.
Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?

Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?

Stephen King hakkında:

Stephen King 1947 yılında Portland'da doğdu. Annesi ve babası ayrıldıktan sonra, ağabeyi David ile annesinin yanında büyüdü.

King'in çocukluğu babasının yaşadığı yer olan Indiana Fort Wayne ile annesinin yaşadığı Portland Maine arasında gidip gelmekle geçmistir. Bir süre sonra annesi ve ağabeyi ile birlikte Durham'a taşınan King, burada okula başladı. 1966 yılında kolejden mezun oldu ve Orono Maine Üniversitesi'nde Bilim dalında öğrenim gördü. Üniversite kütüphanesinde çalıştığı sıralarda, yine burada çalisan karisi Tabitha Spruce ile tanisti. 1970 yilinda üniversiteyi bitiren King, bir yil sonra Tabitha ile evlendi. Ancak ögretmen olarak is bulamadigi için bir laboratuvarda çalisiyordu. Tam bu siralarda bazi erkek dergilerinde yayinlanan bir hikâyesi büyük patlama yapti. Bu hikâyeleri daha sonra Hayati Emen Karanlik adli kitabinda toplandi.

1971 sonbaharinda Stephen, Main'deki Hamden Koleji'nde ögret-menlige basladi. Hafta sonlari ve geceleri, kisa hikâyeler ve roman yazmakla ugrasiyordu.

1973 yili baharinda Göz (Carrie) adli romani yayinlandi. Zamanla kisa hikâyelerden romana hatta senaryo yazmaya atildi. Senaryosunu yazdigi filmlerde hem oynuyor, hem yönetiyordu. 1974'te Kolorado'ya tasinan King burada Medyum (Shining) kitabini yazdi ve 1975 yazinda yeniden Maine'e döndü. Burada göl kenarinda bir ev alan King ayni yil içinde Mahser (The Stand) adli yapitini yazdi.

1977 yilinda yine ayni sehirde baska bir eve tasindilar. 1980 yazinda ikinci bir ev alan King karisi ve üç çocuguyla beraber burada yasamini sürdürdü.

Yazarligi süresince, birçok ödül de kazanan Stephen King korku-gerilim dalinda bir klasik oldu. Ülkemizde de büyük bir hayran kitlesine sahip olan King, Kujo, Hayvan Mezarligi, Christine, Tepki ve Sadist gibi bir çok unutulmaz yapita imzasini atmistir. Kemik Torbasi adli yapiti 1999 yilinda Bram Stoker Ödülü'nü kazanmistir.

2000 yilinda vizyona giren ve Tom Hanks'in de basrollerinde oynadigi Yesil Yol adli kitabindan ayni adla uyarlanan filmi 4 dalda Oscar'a aday gösterilmistir.

SİS
Stephen King
Altın Kitaplar